Emsâl Yargıtay Kararları

T.C. YARGITAY

 

Hukuk Genel Kurulu

Esas:  2012/2-796

Karar: 2013/317

Karar Tarihi: 06.03.2013

 

 

BOŞANMA DAVASI – KADIN YARARINA YOKSULLUK NAFAKASINA HÜKMEDİLMESİNİN GEREKİP GEREKMEDİĞİ – KADININ KENDİSİNİ YOKSULLUKTAN KURTARACAK MİKTARDA DÜZENLİ VE SABİT BİR GELİRİNİN OLDUĞU – YOKSULLUK NAFAKASI İSTEĞİNİN REDDİ GEREĞİ – DİRENME KARARININ BOZULDUĞU

 

ÖZET: Olayda, davacı-davalı kadının turizm acentesi olarak bilet satış ofisi işlettiği ve kendisini yoksulluktan kurtaracak miktarda düzenli ve sabit bir gelirinin olduğu anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun ilgili maddesi koşulları gerçekleşmemiştir. Yoksulluk nafakası isteğinin reddi gerekirken kabulü usul ve yasaya aykırıdır.

 

(4721 S. K. m. 175)

 

Dava: Taraflar arasındaki <karşılıklı boşanma> davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 2. Aile Mahkeme’since davanın kısmen kabulüne dair verilen 07.03.2011 gün ve 2010/642 E., 2011/308 K. sayılı kararın incelenmesi davalı/karşı davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 21.03.2012 gün ve 2011/8997 E., 2012/6615 K. sayılı ilamı ile;

 

(…1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı-davacı kocanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

 

2- Davacı-davalı kadının turizm acentesi olarak bilet satış ofisi işlettiği ve kendisini yoksulluktan kurtaracak miktarda düzenli ve sabit bir gelirinin olduğu anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun 175. maddesi koşulları gerçekleşmemiştir. Yoksulluk nafakası isteğinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü usul ve yasaya aykırıdır….)

 

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

 

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

 

Karar: Dava, karşılıklı boşanma istemine ilişkindir.

 

Mahkemece, ortak hayatın devamının taraflardan beklenemeyeceği şekilde evlilik birliğinin sarsıldığı, kusurun davalı kocada olduğu ve yoksulluk nafakası talep eden kadının işyerinden elde ettiği gelirinin kendisini yoksulluktan kurtaracak düzeyde bulunmadığı gerekçesiyle asıl dava davacısı kadının davasının kabulüne, tarafların boşanmalarına, maddi ve manevi tazminata, ayılık 350,00 TL yoksulluk nafakasına karar verilmiş, karşı davanın ise reddine hükmedilmiştir.

 

Davalı/karşı davacı koca vekilinin temyizi üzerine karar, Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde gösterilen nedenlerle bozulmuştur.

 

Yerel Mahkemece, önceki kararda direnilmiş; hükmü temyize davalı/karşı davacı koca vekili getirmiştir.

 

Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davacı/karşı davalı kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

 

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

 

Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

 

Sonuç: Davalı/karşı davacı koca vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen <Geçici madde 3> atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, aynı Kanun’un 440/1 maddesi uyarınca hükmün tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06.03.2013 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)

 

Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı